2008 Türkiye F1 Grand Prix’si ING Renault F1 Team’in hedefi sürekli ilerlemek
Alonso'nun basın toplantısı notları.
Fernando Alonso : « Hedefimiz sürekli ilerlemek»
Fernando, İspanya Grand Prix’sinden sonra hem tatlı ve hem de acı karışık bir duygu yaşadınız. Yine de bu yarışma sırasında ekibin gösterdiği gelişmeyi vurguladınız...
Evet, kuşkusuz çok büyük bir puan alma fırsatını kaçırdık, oysa ekibin morali için çok iyi olacaktı. İki otomobilimiz de yarışı terk etti ama performansımız sevindiriciydi, uyum içindeydik ve öyle sanıyorum ki İspanya’daki hafta sonundan aklımızda kalan esas konu bu olmalı. Kendi ülkemdeki yarışta varış çizgisini geçmeyi ve belki de hiç te ihtimal dışı olmayan beşinciliği almayı isterdim.
Ekibin Türkiye’de de aynı performans düzeyini sürdüreceğini düşünüyor musunuz?
Barselona’da hafta sonunun başından beri net olarak ilerleme gösteriyorduk ve söylediğim gibi, en iyiler arasına geri dönmek için haftalardır çok sıkı çalışan tüm ekibin çabaları sayesinde mümkün oldu. Bu daha birinci aşama, gelecek yarışlar için göstereceğimiz daha çok gelişmemiz, oldukça saldırgan bir yaklaşımımız var. Kuşkusuz her ne kadar çok kolay olmasa da, bundan böyle çok daha güzel yarışlar çıkaracağımıza inanıyorum ve pilot olarak her şeyden önce istediğim de bu!
İstanbul Park’ın pistini beğeniyor musunuz?
Evet, örneğin Spa gibi bazı sıra dışı pistlere benzediğini düşünüyorum. Pist çok geniş ve geçişler için çok güzel fırsatlar sunuyor. Örneğin çıkışın görülmediği çok özel virajlar da var. Her zaman görmeye alışık olduğumuzdan çok farklı. Özellikle, yanal 4G’den fazla aldığımız çok uzun bir sol olan 8. viraj bunlardan biri. Yararlanabileceğimi umduğum keyifli bir pist!
Türkiye Grand Prix’si genellikle yazın yapılıyor. Bu yıl daha erken olacak, dolayısıyla pist koşullarının çok farklı olacağını düşünüyor musunuz?
Özellikle sıcaklık yönünden koşullar belki biraz farklı olacak ama tüm ekipler için koşullar aynı olacak ve en iyi ayar çözümlerini bulmak için Cuma günkü deneme turlarından azami yararlanmamız gerekecek. Aslında bu gibi konular beni pek endişelendirmiyor, çünkü çok sıcak ve soğuk pistlerde çalıştık. Aracı ayarlama işini ilginç kılan da bu zaten!
Nelson Piquet : « İlerlemeyi sürdürmek… »
İspanya Grand Prix’sinden sonra herhalde biraz düş kırıklığı yaşadınız…
Evet, yarışı terk etmek her zaman hayal kırıklığı yaratır, özellikle bir de bu bir çarpışmadan sonra olursa. Aslında otomobilimizin performansı iyiydi ve hedefimiz puan almaktı ve bunun mümkün olabileceğini düşünüyordum. Ama artık olan oldu, geçmişi unutup ilerlemeye devam etmemiz gerekiyor. Zaten ben hala öğreniyorum ve deneyim kazanmayı sürdürüyorum. Şimdi tüm bu deneyimlerden İstanbul’daki yarışımızda yararlanmaya ve hatalarımı tekrarlamamaya çalışacağım.
İstanbul Park Pisti’ni tanıyorsunuz ve burada güzel anılarınız var…
Türkiye’de GP2’de yarıştım, pole pozisyon kazandım ve en iyi tur zamanına imza attım. Gerçekten iyi bildiğim ve güzel anılarım olan bir pist. Aracımın ayarlarını yapmak üzere hafta sonu çalışmalara başlamak kuşkusuz benim için daha kolay olacak.
Ünlü 8. virajın bir Formula 1 aracının direksiyonunda çok daha etkileyici olacağını düşünüyor musunuz?
8 numaralı viraj takvimin kuşkusuz en ilginç virajlarından birisi. Viraj son derece hızlı ve pilotu çok zorluyor. F1 aracının direksiyonunda bu virajı almanın daha güç olacağına inanmıyorum, aksine belki de daha kolay olacak, çünkü araçların kapasiteleri özellikle aerodinamik tutunma açısından tamamen farklı. Aslında dürüst olmak gerekirse, bunu kokpitin içinde yaşamak için sabırsızlanıyorum!
Ekip Barcelona’da iyi ilerleme sağlamış görünüyordu. Türkiye’deki hedefleriniz neler olacak?
Gerçekten iyi bir gelişme gösterdik, ama yapacak daha çok şey var. Tüm ekip bunun bilincinde. Bu hafta sonu öğrenmeyi sürdüreceğimi ümit ediyorum. Q3’e girmek ilk hedefim olacak. Bunun için aracımı doğru şekilde ayarlanması ve bu yarışa rahat bir kafayla başlamam Cuma günkü ilk denemelerden itibaren mühendislerimle iyi çalışmam gerekecek.
Pat Symonds : « Beklentilerimizin gerçekleşmediğini görmek üzücü, ama yine de umutsuz olmaktan daha iyi ! »
Pat, ekip İspanya’da gerçekten iyi bir çıkış yaptı fakat bu potansiyeli somutlaştıramadı. Bu hafta sonunu nasıl analiz ediyorsunuz ?
Barselona’da, yarış öncesindeki hafta içinde yaptığımız denemeler sırasında, sadece aracımızda gerçekleştirdiğimiz iyileştirmeleri biliyorduk ve diğer ekiplerin de Avrupa’daki bu ilk Grand Prix için yenilikler getireceklerini unutmamalıydık. Her ne kadar gelişme gösterdiğimizi biliyorduysak ta, önemli olan özellikle rakiplerimize kıyasla ne gibi bir ilerleme sağladığımızı bilmekti. Takımlar arasındaki ne gibi bir konumda olduğumuz hakkında gerçek bir fikir sahibi olmak için Cumartesi günü öğleden sonraki İspanya Grand Prix’nin sıralama turlarını beklememiz gerekti. Sıralamalarda iki aracımızı da ilk 10’da görmek bizi gerçekten rahatlattı, şimdi diğer ekiplerle aynı düzeyde olduğumuzu biliyoruz.
Fernando ülkesi İspanya Grand Prix’sinde varış çizgisini geçemedi. Yarıştan sonraki ruh hali nasıldı?
Fernando yarıştan sonra iyimserdi, bu da takınılacak en doğru tavırdır, yoksa umutlarınızın somutlaşmadığını görmek korkunç yıkıcı olur. Fakat bu durum yine de insanın hiç ümidi olmamasından daha iyi ! Zaten tüm ekibin benimsediği tavır da buydu. Lider ekiplere çok daha fazla yakınlaştık. Yeniden puanlar almamız gerekiyor, ama aynı potansiyelimizi İspanya’da kanıtlamasaydık, sanırım şimdi puan almak istediğimizi söyleyemeyecektik. Gerçek olan, bugün bu potansiyele sahip olmamız ve araçlarımızı puan alacak sıralara yerleştirmekten bahsedebilmemizdir.
Nelson bir çarpışma yaşadı ve yarış dışı kaldı. Genel olarak onun hafta sonundan ne gibi bir sonuç çıkartıyorsunuz ?
Hemen hemen mükemmel bir hafta sonuydu, ancak bir hata mahvetti, gerçekten yazık oldu çünkü Cuma günü, pist koşulları nispeten kötü iken, aracıyla oldukça başarılıydı. Cumartesi günü de süratliydi ve tamamen Fernando’nun temposuna ayak uydurdu ve start düzlüğünde Q2’deki yeri etkileyiciydi. Benzin yükü dikkate alındığında, tamamen makul bir süre ile Q3’e girmesini görmek te memnuniyet vericiydi. Bir çaylağı çifte dünya şampiyonuyla karşılaştırdığımızı unutmayalım, yani Nelson’u Fernando’nun hızında görmek çok memnuniyet verici. Yalnız sonunda Bourdais ile çarpışmasına neden olan o hatayı yapması yazık oldu.
Ekibin İstanbul’da aynı performans düzeyinde olabileceğini düşünüyor musunuz ?
Aerodinamik alanda sağladığımız ilerlemelerimizin hemen hemen tüm pistlerde olumlu etkisinin olacağını umuyoruz, yani Türkiye’de de aynı performans düzeyinde olmayacağımızı düşünmemiz için hiçbir neden yok. Artık lider ekibe %1 uzaklıkta olduğumuzu düşünüyorum, sezon başlangıcımız dikkate alındığında bu inanılmaz bir ilerleme. Ancak yapacak daha çok şey var ve İstanbul’a kadar yeni aerodinamik geliştirmelerimiz olacak.
Şu an ekibin havası nasıl ?
Şu an kendimizden çok eminiz, kuşkusuz önceki yıllardaki deneyimimize dayanarak, ilerleme göstereceğimizi hep biliyorduk. Son haftalar tüm ekip için zor geçti, ama pistteki başarılarımız hepimiz için güzel bir ödül oldu. Bu durum herkesi iyimser kılıyor, şimdi hepimiz önümüzdeki haftalarda çabalarımızı sürdürmeye hazırız.
Istanbul : Teknik dosya
Saat ibrelerinin tersi yönündeki İstanbul Park pisti, hem hızlı hem de yavaş faklı virajlar içeriyor. Özellikle turun ilk yarısında geçişler oldukça zor, fakat 12. viraj öncesindeki uzun düzlük öne geçmek için ideal bir fırsat sunuyor. Kuşkusuz sezonun en ilginç virajı olan 8. viraj da dikkate alındığında, bize heyecan dozu yüksek verici bir yarış yaşatmak için her şey bu pistte bir araya gelmiş bulunuyor.
Süspansiyon sistemi
Henüz yeni olan bu pistin yüzey kaplaması çok iyi durumda ve vibratorlar özellikle rahatsız edici değil, bu ise denge başta olmak üzere aracın ayarlarını kolaylaştırıyor. Bu kez, ekip hızlı yön değişikliklerinde tepki gücü yüksek araç gerektiren pistin hızlı bölümü için sert ayar ile iyi mekanik tutunma gerektiren daha yavaş bölümleri için daha esnek bir ayar arasında denge noktasını bulmaya çalışacak.
Aerodinamik
Istanbul Park’ta az sayıda kritik hızlı viraj var, fakat 8. virajda doğru geçiş hızına sahip olmak için ekip orta aerodinamik dayanımları tercih edecek. Bununla birlikte, 3’ten 5’e ve 12’den 14’e kadar olan virajlarda mekanik tutunma belirleyici görünüyor.
Frenler
12. viraj öncesi frenleme bölgesi uzun bir düzlükten sonra, kuşkusuz pistteki en önemli frenaj bölümü. Bu aynı zamanda geçiş için en iyi fırsatlardan birini oluşturuyor ve yarış sırasında bu bölgede çok sayıda sert manevralara tanık olacağımızı söyleyebiliriz. Her ne kadar bu pist frenler için özellikle zorlayıcı değilse de, aerodinamik paket ve ayarlar bazı durumlarda arka tekerleklerin kilitlenmesine neden olabilir, bu ise bu sezon uygulamaya konan yeni elektronik yönetmeliği dikkate alındığında, işleri daha da karmaşıklaştıracak gibi görünüyor.
Lastikler
Ön sağ lastik başta olmak üzere lastikleri çetin bir sınamadan geçiren 8. viraj başta olmak üzere, İstanbul park pisti lastikler için oldukça zorlayıcı bir pist. İspanya Grand Prix’si için Barselona’da olduğu gibi, Bridgestone İstanbul için de ürün gamındaki sert ve orta lastikleri seçti. Yarışın bundan böyle yazın en sıcak günlerinde değil de değil Mayıs ayında yapılması kesinlikle pist koşullarında ve dolayısıyla lastiklerin yol tutuşu ve aşınması üzerinde farklı bir etki yapacaktır. Daha soğuk pist koşullarında, pist in Japon lastikleri için daha zorlayıcı olacağını düşünüyoruz.
Motor
İstanbul ING Renault F1 Team motorcuları için farklı sınavlar içeriyor ,hem yüksek bir azami hız, hem de yavaş virajlardan iyi çıkmak için güçlü bir motor gerektiriyor. 8 numaralı viraj her alanda olduğu gibi burada da bir endişe kaynağı oluşturuyor ; motorun bu çok hızlı virajda yüksek devirlerde büyük bir güç üretmesi gerekiyor. Turun yaklaşık %65’inin tam devirde geçeceğini düşünürsek, bu pistin takvimin ortalaması içinde yer aldığını söyleyebiliriz.
Renault, Türkiye Grand Prix’sinde
Türkiye Grand Prix’si Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine en son eklenen pistlerden birisi. 2005 yılında açılan bu pist artık bu pisti çok beğenen otomobil sporu tutkunları ve pilotlar için vazgeçilmez bir randevu yeri oldu. Pist bölgenin coğrafi yapısına uyarlanmış olup, 8. virajı şampiyonanın en ilginç virajlarından birisini oluşturuyor.
Türkiye F1 Grand Prix yarışı ile kez 2005 yılında düzenlendi ve o tarihte Fernando Alonso ve Renault, ilk Pilotları ve Markalar dünya şampiyonluğunu almak mücadele ediyorlardı. Her ne kadar Renault piste tamamen adapte olmuş görünse de, yarışı McLaren pilotu Kimi Raikkonen kazandı. Fernando Alonso son turda Finlandiyalının ekip arkadaşı Juan Pablo Montoya ünlü 8. virajda dengesini kaybederken ikinciliği almıştı.
Ertesi yıl, Renault şampiyonluk için Ferrari ile omuz omuza mücadele ediyordu. Fernando Alonso, o yarışta Michael Schumacher ile rekabet halindeydi ve İtalyan ekürisini sıralamada ilk ikiden mahrum etti. Her ne kadar birinciliği Massa’ya bıraktıysa da, yarışın son turlarında Schumacher ile mücadelesi, tamamen hak ettiği ikinciliği almasını sağladı.
2007 yılında ise Renault ne yazık ki podyum için mücadele edecek durumda değildi, ama Kovalainen altıncılığı aldı. Bu yeni İstanbul Grand Prix’sinde bu yıl araçlarından ve deneyimlerinden en iyi şekilde yararlanmaya çalışacak olan Fernando Alonso ve Nelson Piquet’nin hedefi puan almak olacak.
Istanbul : Red Bull tarafında neler oluyor
Red Bull Racing ekibinin bünyesinde Renault F1 faaliyetlerini denetleyen Fabrice Lom bu hafta sonundaki Türkiye Grand Prix’sini anlatıyor.
Fabrice, Avrupa’daki ilk yarışınızdan ne gibi bir sonuç çıkartıyorsunuz ?
Motorların İspanya’da çok zorlandığını gördük çünkü birçok pilot yarışı terk etmek zorunda kaldı. Çeşitli güvenlik araçları ve Glock ile çarpışmasından olumsuz etkilenen David için yarış güz geçti, ancak buna rağmen bizim için olumlu bir hafta sonu oldu. Mark’ın kazandığı dört puan sayesinde şampiyonada yeniden kendimize bir yer edinmiş olduk, oysa şiddetli rekabetin hüküm sürdüğü mevcut koşullarda her puanın önemi var ! Bu hafta sonu, en yakın rakiplerimiz olan Toyota ve Williams’tan net şekilde daha fazla ilerleme gösterdi, yani bu durum şampiyonanın devamı için bize umut ve cesaret veriyor.
Yeni randevu bu hafta sonu Türkiye’de. Motor bloğu için zorlu bir pist mi ?
Türkiye, oldukça uzun tam devirli ve motorlar için nispeten zor bir pist, bu da biz motorcular için her zaman bir sınavdır. Fakat bu İstanbul Parktaki en tipik olayı kuşkusuz filtrelerimizle dahi durdurulması güç olan ve motoru kirleten çok ince toz. Bu her zaman çok dikkat etiğimiz pir faktör, özellikle hafta sonu başlangıcında büyük önem arz ediyor. Dolayısıyla, Türkiye Grand Prix‘si motor ekibimiz için birçok açıdan ilginç bir sınav oluşturuyor.
Şimdiye kadar hep yazın ortasında tertiplenen Türkiye Grand Prix yarışı bu yıl takvimde çok daha öne alındı. Bu sizin yaklaşımınızda bir değişikliğe neden oldu mu ?
Tahminlere göre hava çok sıcak olmayacak, en azından geçtiğimiz yıllardaki kadar sıcak olmayacak, ama bu bizim yarışa hazırlanmamızda özellikle bir değişiklik yaratmıyor. David aynı motor bloğuyla ikinci yarışını yapacak, Mark ise yeni bir motora sahip olacak. Her iki durumda da hem avantajlar ve hem de dezavantajlar var, ancak bundan sonra Monako’ya gideceğimizden, motor ömür döngüsünün etkisi muhtemelen normalden biraz daha yüksek olacak, burada yeni motoru olanın avantajına olacak. İstanbul Park pilotlar ve mühendisler için çok ilginç bir pist, orada olmak için sabırsızlanıyoruz !
Rakamlarla ING Renault F1 Team
1000, üç Grand Prix gününde ING Renault F1 Team bünyesinde yenen yemek sayısı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder